15 Ağustos 2017 Salı

Bu Günlerde Ben, Dangal

Heyyy millet naber? Ne var ne yok nasıl gidiyor?

Ben bu ara değişik bi temponun içine girdim. Sorsan yaptığımın adı da yok. Yani ne bileyim sınava hazırlanırsın, çocuk bakarsın, çalışırsın bi isim koyarsın işte. Ben meşgaleme bi isim koyamıyorum ama hep meşgulum. Bundan memnunum çünkü bu benim için nihayet iki buçuk sene sonra hayatımı bir düzene oturtabilmiş olmak demek. Elhamdülillah en çok yapmayı arzuladığım şey hafızlık derslerimi unutmamak için tekrar bir rutine bağlayabilmekti. Hiçbir zaman temelli terk etmedim ama tabi hangi iş düzen olmadan başarıya ulaşır ki?!! Derslerime tekrar istediğim gibi ağırlık verebiliyorum elhamdülillah. Bu benim için önemli.

Öte yandan neredeyse iki senedir kullandığım kan haplarından sonra bir de ameliyat öncesi ve sonrasında aldığım ilaçlar, serumlar, kanlar aşırı kilo almama sebep olmuştu. Bu da ayrı bir post konusu inşaallah aynı şeyi yaşayanlar için tecrübe eden biri olarak bir post yazacağım daha sonra çünkü bu süreçte her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes uzman kesiliyor. Tedavi gören kimse de bir dilemma içine sıkışıp kalıyor ki bu durum benim gibi ciddi kansızlık tedavisi gören biri için müthiş sevimsiz demoralize edici ve riskli oluyor. Hasılı artık tedavisini tamamlamış elhamdülillah sağlığına kavuşmuş biri olarak kilo verme ağırlıklı beslenmeye ve spor yapabilmeye başladım. Spor derken olayım yürüyüş ve zumba.  Günde kırk beş dakika kuduz gibi tepiniyor, şelale gibi de ter atıyorum. Tartıda eriyen gramları gördükçe de motive oluyorum.  

Sonra hayattaki galiba yegane tutkum diyebilirim resim yapmak. Karınca hızı ile de olsa ilerleme kaydettiğimi hiç yoksa bile çoluk çombalakıma üç beş güzel kalite yadigar olacak tablo bırakabileceğimi düşünüyorum. Kendimi geliştirmek adına kendi içimde sürekli bir challenge halindeyim. Sürekli yeni şeyler üretmeye çalışıyorum.

Tabi süper düper ev hatunu olduğumdan sebep evimin işler güçler yönetim kurulu başkanlığı, yardımcı başkanlığı, üyeliği, azası, edası, hatta onursal üyeliğini bile paşalar gibi altından kalkarak kendi başıma idame ettiriyorum. Haliyle bu da bir miktar vaktimden götürüyor.

Bollllca kitap okumaya gayret ediyorum hatta eskiden bir seferde sadece bir kitap okurdum. Şimdi yaş ilerleyip zaman daraldıkca kitaplara iştahım artıp aynı anda iki tanesini falan götürüyorum. Biri yatakbaş ucusu kitabı, biri öğlen dinlencesi falan fıstık gibi. 

Bütün bunların yanında bir de akşamları kabasakalımla oturup film izliyoruz. Çünkü ikimiz de kaliteli film izlemeyi çok sviyoruz. 

İşte bu günlerde hayat bu minvalde akıp gidiyor bizim için. Düşününce hayatımla ilgili istediğim evlendiğimden beri üç senedir tam da bu kıvamdı. Ben oğlak burcuyum. Düzen severim.  Hep bu düzeni istiyordum işte hayatımda ama bir türlü tutturamıyordum. Çok imtihanlar atlattım geçtiğimiz son üç senelik zaman zarfında. Haliyle bu travmatik süreçte bir düzen oturtabilmem imkansızdı. Elhamdülillah atlattım diyorum. Allah herkese hep güzel günler göstersin. İmtihansız hayat yok. Rabb'im dert verip derman aratmasın amin diye hacı teyze moduna bağlayıp duamı da ettikten sonra bu uzun girizgahın ardından asıl konumuza geçebiliriz.

Efem size film anlatacaktım ben. 

Şöyle ki bendeki Hint filmi hastalığını kabasakalıma da bulaştırdım. İlk başlarda çok önyargılıydı. Bilirsiniz işte hintlilerin basit senaryoları, sanskritçe ve bissürü lehçenin tuhaf fonetiğiyle dıngıldı dıngıldı fifti fifti hintçe, ingilizce konuşa konuşa çektikleri, bol danslı, rengarek filmler adamı çileden çıkarıyordu. Sonra bigün silah zoruyla 3 Idiots'ı izlettim garibime.  Ama bu bi eşiği atlamasına sebep oldu. Önyargısından kurtuldu ve aslında Hint filmlerinden bazılarının hiç o kadar da zalım olmadığını  ve son derece başarılı olduğunu gördü. Tamam kabul ediyorum her hintli biraz zalımdır hatta isterse Oxford mezunu olsa bile... Fakat ben onların kendilerine has tarzlarını seviyorum. Şu konuşurken kafalarını garip bir şekilde sağa sola sallayıp karşısındaki kimseye yaaar diye hitab etmelerine kadar. 

Derken Biz Hint filmi izler olduk. Tabi o benim referansıma güvenip çoğu filmi izledi. Çünkü ilk seferde tavsiyemi denemişti ve onu yanıltmamıştım evelallah. En son Aamir Khan'ın ne zamandır merak ettiğim son filmi Dangal'i izledik. Biz ZMdb (Tek rakibimiz İMDB) olarak çok başarılı bulduk on üzerinden sekiz desek hakkıdır. O iki puanı da zalımlıklarıyla kaybettiler desem o da başka bi zalimlik olur çünkü yapıları bu ne yapsın garibanlar. Konusuna gelirsek.....

Sizce kız çocuğundan pehlivan olur mu? 



Aamir Khan çok başarılı olduğu halde fakirlik yüzünden kariyerini bırakmak zorunda kalan bir nevi erken emekli pehlivandır. Yani Dangal. Dangal Hint'çede güreşçi demekmiş.

Şimdi tek istediği kendi gerçekleştiremediği hayallarini oğullarına koçluk yaparak onları dünya şampiyonluğuna taşımak ve bunu onların gerçekleştirmesini sağlamaktır. 


(Soldan ikinci çocuk kız çocuğu)

Gel gör ki kaderin tecellisi ard arda tam dört kez kız evladı olur ve hayallerini gerçekleştirecek bir evlada asla kavuşamaz... mı? 

Bu film gerçek hayattan uyarlama bir başarı hikayesi. İdeallerinin mübah olan yolda ne pahasına olursa olsun peşinden giden azimli bir adam ve onun kızlarının öyküsü Dangal. 



Filmin alt metninde çok güzel mesajlar vardı. Aamir Khan kızlarını ilk müsabakalara götürdüğünde herkes tarafından eleştirildi. Cahil köylü halkın haklarındaki dedikodularına kulaklarını tıkayıp doğru olduğundan emin olduğu şeyi yapmaktaki azminden kendime pay çıkarttım. 



Son olarak Aamir Khan film için şu fit halden şu tomboloş hale gelmiş. Ah be Aamir'cim nası vericen şimdi o kiloları. Zırt diye alınır onlar da verirken adamın anası ağlar. 

İşte böyle hele minnoşlar. Haydi akşama izleyecek nur topu gibi bi filminiz oldu. Ben deli dana gibi eli yüzü düzgün bir film arıyorum bazen de ondan şeettim. Haydi görüşürüz cancışlar öptüm by adios. 

2 yorum:

  1. Ne kadar uzun zaman olmuş bir bollywood filmi izlemeyeli! Tekrar dönüş yaparsam bunu bir kenara yazdım balım. Zaten Aamir Khan candır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biz pek eğlenmiştik. Ama sonra bir film daha çekti çarşaflı bir genç kızın müzik aşkı ile ilgili.. aşını hatırlayamadım. Baştan sona propaganda.

      Sil

Senin fikrini de alalım?