31 Ekim 2017 Salı

Ekim Ayı Favorilerimden Bir Demet Tecahuli Arifane


Favorilerim dediysem anlatmaya çalıştığım bir Wolverine bir Abraham Lincoln değil tabii ki. Tarz olarak her ne kadar vahşiliği cazibenin ötesinde olsa da şu yukarıdaki favoriler hayallerimin, hayallerimizin sınırları dışında.

Duydum ki millet moda etmiş. Herkes ay ay kullandığı basur ilacından efendime söyleyim, çam sakızına kadar neyi severmiş neyi sevmezmiş neyden memnun kalmış anlatır olmuş. E ben de geri kalmayayım dedim. Tabi benim de kendime mahsus bi takım favorilerim var. Her ne kadar yukarıdaki vahşi cazibe ile yarışacak ölçütte olmasa da... Bu arada resim internete fotoğrafını koyan anonim birinin ama yine de birinin fotoğrafını izinsiz kullanmak çok çirkin ayıp ve terbiyesizce bir hareket olacağı için Flash tv'nin gerçek kesit programı ya da üçüncü sayfa haberlerindeki adi suçluların gözlerindeki bant gibi bir karalama yapmak mecburiyetinde kaldım ama olay tamamen şahsın favorileriyle ilgili. Yoksa şahsiyetiyle ilgili değil. Yani temsili resimdir. Favori videoları, postları, blogları, vloglarındaki insanların Eylül Ayı, Ekim Ayı efendime söyleyeyim bilimum favorilerini temsil eder. O kadar anlam içeriyor altında başka mana karıştırmayın. 

Favorilerime geçmek icab ederse... 

İlk favorim: Kombi 

Mulumunuz Ekim ayından yeni çıktık. E tabi benim de kendimce bu ayda kullanıp çok memnun kaldığım favorilerim oldu. Meselen bütün ay sımsıcacık geçti geçti ay sonunda bir soğuk bastırdı afedersiniz toto donduran... Ah o kombi olmasaydı ne yapardık çok şükür bin şükür. Şahsen çok kullanıyorum çok memnunum Allah eksikliğini göstermesin, zeval vermesin, doğalgazına güç kuvvet versin. Olmasaydı görürdüm ben sizi kışın soğuğunda çene zangırdatırken. O zaman nah favori videosu çekecek takat bulurdunuz. 

İkinci favorim: Taharet musluğu 

Yani bir taharet musluğunu bu kadar mı sever bu kadar mı memnun kalır bir insan. Ekim ayı içindeki geçtiğimiz günlerde af buyurun klozeti kullandıktan sonra problemsizce açılan taharet musluğu birden kapanmaz oldu. Şaka yapmıyorum cidden. Allah'ım kafaları yiyecem. Açtım kapatamıyorum. Şar şar şar akıyor. Yazık günah su sarfiyatı, müsrifliği de hiç sevmem. Her neyse hemen evin su vanasını kapattım koyuldum tamirci aramaya. Onu arıyoruz bunu arıyoruz yok küçük işe kimse gelmiyor. O da ayrı bi hikaye oldu ya neyse uzatmayayım sonunda birini bulduk. Sabahtan neredeyse akşama kadar vanayı açamadığımız için susuz kaldıktan sonra yeni takılan aç-kapa tahret musluğu nasıl iyi geldi o sıkıntının ardından anlatamam. Allah bir kulu sevindirecek oldu mu çölde önce eşeğini kaybettirir sonra buldururmuş hesabı.  Herkese tavsiye ederim. Çevirmeli taharet musluklarından sıkıldıysanız, contaları sık sık bozulup kapanıyor bir daha açılmıyorsa, açılıyor bir daha kapanmıyorsa, tıp tıp damlatıp klozeti kireç lekesine gark ediyorsa  hemen aç-kapa taharet musluğu taktırın. Görün bak o aydaki favori musluğunuz olacak. Tabi tamirci bulma ve gelmesi için saatlerce çabalama zahmetlerini göze alabilecek cesaretiniz varsa yapın bunu. 

Üçüncü favorim: Sirke. 

Yani sirkeyi yerlere göklere dağlara taşlara başına k..na çamaşırına her yerine boca eden biri olarak tek bir ayın favorisiymiş gibi sınırlandıramam. Sirke benim tüm zamanlarımın favorisi, mikrop öldürücüm, bir numaralı mantar savaşçım, grip savarım, ağız dezenfektanım, vesaire vesaire. Sirkeyi yemekten başka her işte kullanıyorum. Gerçekten çok memnunum. Herkeşlere tavsiye ederim daha çok kullanın. Mis gibi kokun.  


Başka düşünüyorum düşünüyorum ne favorim oldu bu ay diye...  Öyle o kadar da başka bi ürüne hayran kalmamışım yani. Önümüzdeki aylar olursa yine biriktirir yazarım çünkü favorilerimizi yazmazsak insanlar nasıl engin tecrübelerimizden yararlanır değil mi ama...

Şaka bir yana yani insan boşluktan neler yapar hale geldi. 

Hayatta benim çok iyi iki arkadaşım var. Biri sana ne. Öbürü bana ne. O klişe kibarlık safsatalarını bir yana bırakıp hayatta bu düsturla yaşayınca gerçekten çok rafine, berrak, kolay, temiz bir mantaliteniz oluyor. 

Bu postun ana teması o ki... Sizlerin de mottonuz sana ne-bana ne olsun. İnsanların işlerini tecessüs edip durmaktan sakının. İnsanlar siz de kendinizi teşhir edip durmaktan az beri olun. Aksi halde abesle iştigalden Allah katında hesaba çekilirsiniz benden söylemesi. 

Ya bir de bu kadar umursamayın insanları be. Ne yapmış ne demiş bize ne, bana ne... 

Şükür Allah'a otuzumda kime ne değer biçmem gerekeceğini öğrendiğim çağa geldim de sana ne de diyebiliyorum usulünce bana ne de... Kimi ne kadar umursamam gerektiğine hakkınca karar verebiliyorum gerisi trişka. Herkes layık olduğu yerde yerli yerince ne güzel. Hayat bana güzel. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Senin fikrini de alalım?