27 Aralık 2017 Çarşamba

uzaya bi bilet



Oğlak burcuyum. Tipik düzen insanıyım. Eşyamda ve hayatımda daima düzen istiyorum. Olmazsa da fıttırıyorum. Ama şu son bir aydır gördüm ki olursa da fıttırıyorum. Yani netice itibariyle her halükarda fııttırmaya meyyalim de belki bahane arıyorum çaktırmayalım.

Son bir aydır o kadar güzel sistem oturttum ki kendime... Yapılması öncelikli ve elzem olanlarımı ilk sıraya koyup tıkır tıkır hergün bi güzel vazifelerimi yerine getiriyorum.... dum bu son bir kaç güne kadar. Sonra baktım bir yerde ipin ucu kaçmaya, benim motor su kaynatmaya başladı. Derken bugün herşeyin durma noktasına geldiği o anda süper insan olma çabalarımı bir kenara bırakıp, tüm yapmam gerekenleri bir kenara yığıp blog yazmaya oturdum. Çünkü bu bi çeşit benim için kısmen gerçeklikten kopuş ve kendi içime, gerçekliğime dönüş yolu. Yazarken düşündüğümden daha iyi idrak ediyorum. Yani benim de deşarj olmaya ihtiyacım var. Fil işkembesi gibi geniş değilim, olamıyorum. 

Bir noktadan sonra kontrol mekanizması arıza vermeye başlıyorsa bu aşırı düzenli hayattan da olabiliyormuş bunu anladım. Ya da öncelik sıralamasında ikinci plana ittiğin, üvey evlat muamelesi ettiğin, itip kaktığın diğer vazifeler işçi sendikası gibi örgütlenip ellerinden öpmeye gelince dumura uğrayıp, kafaya çekiç yemiş etkisine maruz kalıyorsun. Eeee siz de vardınız tabi. 

Neyse bugün tüm bunlarla boğuşuyorum. Ne dediğim hakkında en ufak fikri olan naylon prenses varsa beri gelsin. Neyse anlayın diye değil zaten yazmam anacım. Anlatsam da olay bu...AN LA YA MAZ SI NIZ. 



Neyse işte bir yandan instagram mundarından kurtulmama da az kaldı. Neden erteliyorum bilmem aslında çok minimize ettim orada geçirdiğim zamanı. Son derece de memnunum. Ayrıca kime ne benim hayatımdan, bana ne senin hayatından.. Aslında neden erteliyorum galiba biliyorum. Şimdi orada geçirdiğim zamanın tümü bebeğimle geçirilecek olan zaman olacak. Ve o yer aklıma dahi gelmeyecek. Eğer hemen şimdi kapatırsam elim telefona her gittiğinde yerine daha kaliteli, ikna edici ve yeni bir meşgale koymalıyım ki bu beni instagram alışkanlığından zahmetsizce sıyırsın. Ki bu kurtarıcı da bebeğim oluyor. Bu fikri ilk paylaştığımda insanlar çok güzel, çok doğru, şak şak alkışladılar. Herkes hak veriyor ama herkes yine aynı minval kullanmaya devam. Allah kurtarsın benim için gerçekten çok günaha girmeme sebep olan bi mecra.

Bak mesela bi fotoğraf gördüm, şu Metin Hara denen iki kelimeyi bir araya getirip cümle kurmaktan aciz vatandaş var ya yazar olma özentisi. Hah işte sanki tüm karın ağrımız bitmiş gibi milli kaygımız Adriana Lima'dan ayrıldı mı ayrılmadı mı o olmuş. Ya hu çok da tın. Fakat olayın kilit noktası şu ki ayrılık haberleri kendisine sorulunca zatı muhterem ''Ben bir magazin figürü değilim, bilim insanıyım beni böyle şeylerle gündeme getiremezsiniz.'' demiş. Yani şimdi şunu okuyunca af buyrun tersimle güldüm. Duyan da Cern'de atomun moleküler yapısını falan inceliyor sanacak. Ay bu yazıkcaaz Allah'ın bir fizyoterapist kulu. Yani kimseyi küçümsemek için demiyorum da... Herkes haddini bilsin. Millet de azıcık bilinçlensin böyle cahil tipleri bu kadar şişirmesin. Ne dediğimin çeyreğini anlayacak kapasitesi olanlar adamın ted konuşmasının ilk üç dakikasına tahammül edebilirse bir baksın. Sıfır birikim, sıfır hitabet. Haydi hiç bir donanımı yoktur ama çok iyi pazarlıyordur diyecem o da yok. O konferansa tahammül etmeye çalıştığım tüm saniyelerde hani başkasının adına utanma kavramı vardır ya onu yaşadım. 

Sonra gelelim şu Meghan Markle olayına. Yine Instagram'da vırt zırt karşıma çıkıp duran başka bir günahlık mevzu. Yani tabi bu olay benim için zurnanın zırt dediği delik velakin insan yine de hayretlere gark olmadan edemiyor. Anacım siyahisin, dulsun, fiziğinden bahsetmiyorum bile Allah yaratmış tövbe, yaşlısın, yahudisin ve üstü kapalı ırkçı, aristokrasi budalası İngiliz'lerin prensinin nişanlısısın. Hayır prens de şaptı şeker oldu o da ayrı bi mevzu ama yine de prens mi prens işte. Gerçi Meghan Markle bu konuda beni ilk hayrete düşüren vakıa değil. Daha önce de böylesini görmüşlüğüm var ama.. O olayda tek aklı selim olan insan bendim korkarım. Buna bir dünya hayret ediyor.

Bunlar keşfette karşıma çıkıp boyumca günaha girdiklerim. 

Bir de kendi timeline ım var ki evlere şenlik. Bir laf vardır bizde. Derler ki... Sen kimin yarisin, her yanın oynak. Sanki İngiliz prensinin nişanlısı bunlarmışçasına hareketler, azgınlıklar, taşkınlıklar, sonradan görmelikler. Zaten sonradan görenden kork. Hayatta tahammül edemediğim nadir şeylerdendir şımarıklık ve orası bunu çok feci pompalıyor. 

Ah be yavrum taşa tutulsam da söyleyecem... Komiksiniz, eziksiniz, sahtesiniz bir de çok günahlıksınız. Keşke aynaya bakıp kendi dramınızı görebilseniz. Hepiniz Walking Dead deki hipnotik, zekasız, idraksiz, cümbür cemat takılan zombiler gibisiniz. Poz vericem diye kasarken, sahte sahte gülerken makyajınız akıyor, plastiksiniz eriyorsunuz cinconlar. O yüzden Instagram da siz de düşün yakamdan. İğrendim. 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Senin fikrini de alalım?