8 Temmuz 2018 Pazar

Doğum hikayem 2

Günlük telaşlar içinde hayat akıp gidiyor ve  aslında yazacak o kadar çok güncel hadise var ki...

Ama ben kaldığım yerden devam edeceğim.

Hemen alt postta ameliyatımın son on beş dakikası çok uzun bir süre gibi geldi demiştim. Çünkü hemen dikişlerim atılıp odama götürülecektim ve bebeğimi yanıma vereceklerdi. Sanıyordum, yanılıyordum. Beni odaya getirdiler. Bekliyorum. On dakika, on beş dakika, yarım saat... Sonra kapıya biri geldi. Kim hatırlamıyorum?! Sadece eşimi dışarı çağırdı. İşte o zaman bi aksilik olduğunu anladım.

Meğer kuzum karnımdan erken alındığı için minik akciğerleri ortamdaki havaya hemen adapte olamamış ve solunum güçlüğü çekiyormuş.. Aslında bilmem kaç bebekten birinde görülen bir vakıa imiş. Erken doğumlarda sık rastlanan ve endişe edilmeyecek bişeymiş ama o an gel de bana anlat bunu...

Hani bir kız çocuğuna çok istediği bir oyuncak alınmış da eline verip oynamasına müsaade edilmemiş gibi bir haldeyim teşbihde hata olmasın.

Bebeğim doğdu ama kucaklayamıyorum.

Bu iki gün böyle sürdü. Bacaklarımın uyuşukluğu geçip kalkabildiğim an hemen bebek yoğun bakımına gidip gördüm onu. O dakikadan itibaren yoğun bakımdan bebeğimi bırakıp ayrılmak o kadar zordu ki.. Minik bedeninde hortumlar, damar yollarında iğneler serumlar, kafasını plastik bir balona koymuşlar. Küçücük elleri topukları morarmış kan almaktan iğne sokup çıkartmaktan.

Neyse bu evre benim için çok travmatik. Yazarken tekrar yaşıyorum o anki üzüntülerimi o yüzden kısa tutacağım.

Bana onu besleyebileceğimi söylediler. İlk denememizi yaptık. Kuzumun gecikmeli memeyle ilk kavuşma anı, kucağıma alışım... o kadar tatlı bir his. Ve biz bunu yoğun bakım odasının sandalyeleri üzerinde karnımda dikiş kucağımda yenidoğanımla iki büklüm yaşadık. Yine de herşeye rağmen çok mutlu oldum çünkü ona sütümü vermeyi çok istiyordum. Ayrıca geçici süreliğine de olsa kavuşmuştuk.

Geceleri dört saatte bir, gündüzleri üç saatte bir gelip besleyebileceğimi söylediler. Ben her beslenme saatini iple çekiyorum tabi. Derken beni  bir gün sonra taburcu etti doktor. Fakat bebeğimi çıkartmıyorlar. Nasıl bırakıp gideyim evime. Besliyorum, beslemek istiyorum, anne sütü alsın istiyorum. Hastanenin otelcilik hizmeti diye bir zımbırtısı varmış. Sana oda kiralıyorlar, yemek geliyor. Bebeğimin hatrına kalırım burada, gitmem dedim. Anne sütüne,  bana ihtiyacı var.  Sonra elimdeki tek evladımla kavuşma anım olan o süreyi hemşirenin teki elimden alıyordu az kalsın. Bebeğime hazır mama verip karnını doyurmuş. Özellikle belirtmiştim. Ben buradayım, sütümü veririm. Mama istemiyorum diye. Bir de benimle kavga patlatacaktı az kalsın ki alttan aldım zira evladım elinde. Ne manyaklar sapıklar duyuyorum, bana kızar hıncını kuzumdan çıkarır. El kadar sabiye bişey yapar eder.... Bir de o sıra annem evde yanımda sürekli Müge Anlı izliyor. Orada da herifin teki hemşire kılığına girip bebek kaçırmış hastaneden. Zaten o süreç insan deli gibi bişey oluyor. Hormonlar altüst, sinirler laçka, beden yorgun, ruh üzgün. Allah bullak bir dönemim. Neyse dangalak hemşireye rica minnet meme vermek istiyorum lütfen mama ile beslemeyin diye yalvar yakar olduktan sonra bi zahmet orada kalmaya ve meme verme olayımıza devam ettik.

Allah acıdı da bizi daha fazla oralarda süründürmedi. Bir gün sonra bebeğimizin solunumu yoluna girdi. Onu da taburcu etmeye karar verdiler. Ama bu sürede çektiğim rezillik... Bebek yoğun bakımlarında kanlar mı boşalmasın.. pedler yetişmedi  bacaklarımdan yerlere şakır şakır indi kanlar. Zemin, kıyafetim kıpkırmızı boyandı. Ameliyatlıyım eğilemiyorum ayağımla yere kocaman peçete tomarları atıp taşları mı temizlemedim... o kanlı geceliklerle hastane odasına dönerken ki arada baya bi mesafe var... elin heriflerine mi görünmedim... ne  rezillikler...

Ama o “bebeği götürebilirsiniz” dedikleri anki mutluluğum dünyalara bedeldi. Koşa koşa kıyafetlerini aldım. Emzirme odasında giydirip bir kaçışım var bebek yoğun bakımından... arkama bakmadan.

Artık bu postu mutlu sonla bitireyim. Gerisi saha sonra...

2 yorum:

  1. Aman Allah'ım, neler çekmişsin! Okurken ben bile çok kötü oldum, sen kim bilir ne hale geldin. Çok şükür ki kısa bir imtihanmış. Rabbim bir daha büyük sağlık problemi yaşatmasın balım. Kuzular analarından ayrı kalmasın :(

    YanıtlayınSil

Senin fikrini de alalım?