19 Eylül 2018 Çarşamba

Uyku eğitimi



Ya da krizi, sorunsalı, fenalık geçiricisi, sabır zorlayıcısı... artık nasıl isimlendirirseniz.

Yavru kuzusu ayaklarımda uyurken (evet ayakta sallıyoruz, büyük lokma ye büyük konuşma) bu postu yazabiliyorum.

Bizim bebeğimiz yirmi bir gün erken doğdu ve sezaryen ile karnımdan alındı. Kuvvetle muhtemel bu sebeple olduğunu düşünüyorum sanırım çocukta bir travmaya sebep oldu anne karnından koparılıp alınmak ki bunu ben demiyorum bütün normal doğum savunucusu tıp ekollerinin söylediği bu... doğdu doğalı bir uykuya geçme problemi yaşıyoruz. Üstelik yöntemleri biz belirlemiyoruz. Kendisi seçiyor. Zira eğer onun istediği gibi davranmazsan zinhar uykuya dalamıyor evladım. Yönlendirmeye çalıştığımızda ise o bitap biz perişan uykusuz sabahlıyoruz. Kuzutoş ilk doğduğunda kucakta pışpış ile uyurdu ki bu en kolay uyutma yöntemi idi bana göre ama bu kucakta pışpış olayı gündüzlere ve tüm gün içine yayılınca bel bacak koptu bende. Derken sallamalı ana kucağı alalım dedik. Bilmiyorum belki yalnız anneler için bu evrede şu kendiliğinden sallanan elektronik anakucakları çok işe yarayabilir. Bugünkü aklım olsa bir tane alırdım. Çünkü bebeğe yapılan hiçbir yatırım ziyan olmuyor. O mutlu siz mutlu. Siz yorgun o huysuz huzursuz oluyorsunuz. Neyse anakucağımız çok az bir ivmesi olduğu için doğru düzgün sallanmıyordu. Nasıl oldu da icad ettik bilmem bir gün birimiz kızak şeklinde ileri geri ittirip çekerek sallamayı keşfettik ve oğluş bunu sevdi. Dedim ya kendi uyuma şeklini kendi seçti hep diye. O bu kızak yöntemi ile uyumayı seçti. Biz baya bir süre böyle gittik ama nasıl krizli uykuya dalıyoruz. Dalıyoruz alıp yatağa götürürken zınk diye uyanıyoruz. Derken derken bu anakucağından başka yerde uyuyamaz oldu çocuk. Biz de haydi uykuya ihtiyacı var yoruldu çok hem de biz de perişan oluyoruz diye ses etmedik ama gelgelelim bu mübarek evlad büyüyor Allah sağlıklı afiyetle uzun ömür versin. Anakucağına sığmamaya bizim de kollar ileri geri sallamaya güç yetirememeye başladı. İşte o evre kriz doluydu. Kaç türlü beşik, kaç türlü uyutma yöntemi denendi. Bu evlad en son saatler süren, babası ve benim kollarımızı bir kez daha et bölüğü yapan battaniye ile karşılıklı sallama yöntemini seçti. Başka türlü Allah muhafaza uyumuyor. Neyse biz bu arada kuduz gibi uyku yöntemlerini araştırıyoruz. Ablamın en küçük evladcığı Ferber yöntemi ile uyumayı öğrendiydi lakin iki yaşındaydı. Benim sabi daha bi damla. Hoş Ferber kitabında(biz bu adamın kitabını aldık) dört ay gibi çok küçük bir yaş olmamakla beraber ihtiyaç hissedildiği zaman başlanabilir demiş ama biz o kadar perişandık ki üç ayda denedik bu zıkkımı. Aslında tam olarak Ferber yöntemi de değildi. Tracy Hogg yöntemi de dedikleri bi takım zımbırtılarla sentezleyip yaptık. Çünkü anne baba olarak evlad çaresizce ağlıyorken bırakıp bırakıp odadan çıkmak zalimlik gibi geliyor. Yanında durup okşaya seve konuşa konuşa sakin ama tamamen uyanık bir şekilde yatağa yatırıp aynı sevecenlikle orada uyumasını sağlamak. Uyku rutini çek. Karanlık oda çek. Uyku müziği beyaz gürültü çek. Emzik vb. gibi rahatlatıcı unsurlar çek. Hatta yatır kaldır yöntemi ile bile bu evlad iki saat kesintisiz haykırarak ağlama performansı ile bizlerin vicdanlarına oynayıp galip geldi. Hasılı bi damla evladcım uyku eğitimi mi ne zıkkım ise alacak diye can hıraş ağlatmaya gönlüm razı gelmedi, onu cezalandırıyormuşum gibi hissettim. Hatta bir gün o ağlarken ben kendi yatağımın üzerinde bayılmışım. Gerçekten ama... Baya benim bilinç gitti gözümü bir açtım kuzum aynı feryadı figan ile ağlamaya devam. O gün dedim tamam bitti bu iş. Bu evlada bir ana lazım ve ben gidiyorum elden. Sallamaksa sallamak. Allah’a emanet hepimiz sallanarak büyüdük hiçbirimiz de sarsılmış bebek sendromu beyin sarsıntısı bilimum sarsıntıdan mütevellit bi zıkkım yaşamadık Allah muhafaza. İşte hal böyle olunca bir de ayakta sallamayı denedik. Çünkü artık saatler süren battaniye ile sallama seansı bizi çok yormuştu. Önce bunu da reddetti aziz evlad hatta hala direniyor topukları ile kendini ittire ittire yastıktan sarkıtıyor kafasını ama mücadele ede ede uyutmaya çalışıyoruz çünkü artık geriye tek seçenek çingene salıncağı kalıyor. Allah kurmak zorunda bırakmasın alemin kira evlerine ki hem de çok tehlikeli çok korkutuyor beni.

Biz uyku eğitimi denen olayı beceremedik. Dahası benimseyemdik. Evet üç gün sonra çocuğu yatağına yatır kendi kendine uyusun fikri çok cazip gelse de bazen çocuk bakımının yazılı bir kuralı yok. Senin çocuğun mama sandalyesinde ossura ossura uyur benim çocuğum kuş tüyü yatakta bile kendi başına uyuuyamayabilir.

Bu süreçte milyon tane video izledim, makale okudum zibilyon tane uyku koçu (o ne demekse) araştırdım. Anladım ki bebek bakımı ile ilgili her konuda olduğu gibi bu konuda da doğru bir tane değil. Herkesin kendi doğruları var ve kimsenin doğrusu birbiri ile uyumlu değil. Biri kucakta sakinleştirin tekrar yatırın diyor, öbürü sakın kaldırmayın çünkü bu hareket ona sizi yıldırabildiği ve ağlayarak dediğini yapabileceğiniz mesajı verir diyor. Biri yatmadan önce uyku rutini oluşturun uyarıcı etkenlerden uzak kalın diyor, bir başkası uyumadan önce oynayın, kitap okuyun yorun diyor. Yani her kafadan bir ses çıkıp zaten hem bedenen hem ruhen çöküntüde olan anne babayı daha da kafa karışıklığına, kaosa, çıkmazsa sürüklüyor.

Kimseye akıl verecek değilim ama biliyorum ki o durum çok çaresiz. Yani gün geliyor benim gibi yalnız bir anne iseniz o evladı yorgunluktan cesediniz uyutuyor da yine ayakta kalıyorsunuz ama size  dayatılan, moda olan hiçbir akıma cevap vermeyin. İnternet sosyal medya bu işin çöplüğü. Kendilerini en çok buradan pazarlıyorlar. Öyle bacak bacak üstüne atıp “e bilmem kim hanım çocuğu bakın böyle amuda kaldırıp uyutuyoruz hemencik şıp diye uykuya dalıverecekler.” diye video çekip YouTube’a koyan, kendi çocuğuna dahi bakmaktan aciz bakıcılı plastik kadınlar hiç inandırıcı değilsiniz.  Ha ama profesyonel yardıma okey. Ona diyecek birşeyim yok. İlmi olan her şeye boynum kıldan ince. Hatta Ferber yönteminin çok işe yarayacağını düşünüyorum ama evladımı ağlatmaya yetecek ge ö te bende yok söylemesi ayıp. Belki biraz daha büyüyünce tekrar sadece onun yöntemi ile deneyebilirim ama çok isteksizim. Hele bir şu kitabı bitireyim de. Sonra izlenimlerimi, yaparsak denetimlerimi de yazarım. Şimdilik durum böyle. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Senin fikrini de alalım?