28 Mart 2019 Perşembe

kış rolü yapan bahar


Kış gibi davranan bir Mart ayında güneş yüzüme vurup içimi ısıtırken oturdum yazıyorum.

Baharın gelmesi bize nimet oldu. Kendimizi parklara aç gibi atıyoruz ki muhterem evlad bir kaç saatnefes alsın. Büyüdükçe evde oyalamak zorlaştı. Keza o da haklı küçücük canı ve dünya üzerindeki bir senelik mazisi ile artık daha çok öğrenmek keşfetmek arzusu ile donatıyor Mevla'sı. Şimdi böyle yazınca bir şükür sebebi olduğunu da ayrı idrak ettim.

Allah verdiği nimetöeri elimizden almasın. Bu günlerde canımı sıkan bir mevzu var. Fluffy evden kaçalı neredeyse bir ay oldu. Çok hasta oldu ve tedavi görüp geri geldi ölümlerden döndü. Lakin eve almakta çok müteredditim. Köpek giib kapımızda yatıyor, suyu maması, yatağı var. Ama o evi arzuluyor, bizimle yatağa girmeyi, evin kokusunu, evladı merak ediyor. Velakin eve girince de daha büyük bir iştiyak ile dışarıyı arzuluyor. Aldığımda kalsa veyahutta gittiğinde dönmese her ikisine de razı olacağım amma hayvan aklı bunu idrak edemiyor. Neyse ki bahar. Kışa Allah kerim. Demek elinde olan nimete kanaat etmek ve başka bir hayatı arzulamamak ibretini çıkarmalı bundan insan. Doyumsuzluğun, tatminsizliğin sonsuzluşu insanın sonunu, helakini hazırlıyor.

Bugünlerde neler yapıyorum? Çok da detay yok yaptıklarımda, tek kelime ile özetlenebilir "annelik" yapıyorum. Fulltime anneyim çok şükür. Yatırıyorum, kaldırıyorum, hava güzelse ormana götürğyorum, parkta oynatıp eve geri getiriyorum, dönümce yemek yoksa yemek, iş varsa temizlik yapıyorum, bazen üşenip sallıyorum, derslerimi de tekraröamaya çalışıyorum, mümkğnse kitap da okuyorum ve akide şekeri gibi bana göz kırpan çok sevdiğim suluboyalarımla bilir bilmez resim yapmaya çalışıyorum. İnsanlarla asgari miktarda muhatap olup, azami miktarda düşünüyorum. Varlığımı slrgularken, overdose anne ve overdose düşünce ikilemlerinde zaman zaman gidip gelip bir orta yolda karar kılmaya çabalıyor, dünya sahnesinde kendime biçilen rolü oynarken benimle birlikte sahneye çıkanlara eşlik ediyorum hepsi bu.

Kitap demişken;

551245 gündür elimde sürünen Martin Lings'in Hz. Muhammed sav kitabını bitirdim. Çom etkilendim ama bu yazarın başarısından değil efendimizin hikmetinden. Siyer insanın hayatının her evresinde mutlak surette lazım ve zaman zaman okunması gerek diye düşünüyorum.

Ondan hemen sonra Adem Güneş'in AnneliknSanatı kştabını su gibi içtim ve çok faydalı buldum. Zaten kendisinin youtube videolarını da aynı şekilde faydalı buluyorum. Her anneye hatta babaya da tavsiye edeceğim rehber kitap niteliğinde.

Şu an elimde Ramazan Kurtoğlu'nun Hollywood filmleri ve yeni dünya düzeni ile bağlantısını ekonomik, sosyolojik, siyasal olarak etraflıca anlattığı ama adını hatjrlamadığım kitabı var. Bu konuda hiçbirşey duymayanlar için bilinçlenmek adına güzel ama çok fazla kendini tekrar var ve ağdalı ağır dil kullandığı özellikle ekonomik etkileşimden bahsettiği yerlerde çok sıkıldım. Çünkü ekonomi asla hakim oldupum anladığım bşr alan değil. İşte böyle güllük gülistanlık. Hayat benim için bu sıralar bu minvalde akıyor. Yarına Allah kerim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Senin fikrini de alalım?